Ghazal Ensemble


Ghazal: Hint & İran Müziği

Hindistan ve İran arasındaki kültürel etkileşim ve alışverişin tarihi binlerce yıl öncesine dayanır. Hint ve İran dillerinin akrabalığının yanı sıra en eski Pers inancı olan Mitraizmin söylemleri ile sosyal ve rûhânî hayata ilişkin düşünceler, Hint ve İran kültürleri arasında güçlü bağların oluşmasını sağlamıştır.

Kuzey Hindistan Klâsik Müziği, XIII. yüzyılda, aralarında Fars kökenli târihçi, şair ve üstâd Amir Khusrau’nun da bulunduğu pek çok ünlü mutasavvıftan etkilenmiştir. Amir Khusaru’nun yaşadığı dönemden Babürler dönemine kadar Hindistan kökenli olmayan, özellikle de İran'dan gelen müzikler Hint saraylarında sıkça icrâ edilmiştir. Khusrau, özellikle de Qawwali ve Tarana gibi icrâ türleri ile sitar ve tabla gibi sazların tanınmasında oynadığı rol sebebiyle, bugün hâlen Hint Klâsik Müziğine katkıları ile anılmaktadır.

XIV ve XVIII. Yüzyıllar, Hint Klâsik Müziğinin târihi açısından oldukça önemlidir. Nitekim bu dönemde Hint Müziği, Fars Müziği ile çok fazla etkileşime girerek Peştun ve Babür istilâları döneminde büyük değişime uğramıştır. Yine aynı dönemde Fars Müziği, Makâm sisteminden Destgâh sistemine geçmiştir. Özünde benzer gibi görünen Hint Raga ve Fars Destgâh sistemlerini birbirinden keskin hatlar ile ayırmak mümkündür. Bu bağlamda Destgâh ve Raga, halkların sosyal ve kültürel hayatları ile etkileşim hâlinde şekillenen birbirinden farklı iki sistem olarak düşünülebilir.

Destgâh, İran Klâsik Müziği'nde “Redif” adı verilen derlemenin makâm düzenidir. Bu derlemenin içindeki nağmelere “Gûşe” denir. Redif, içinde “Darmand” adı verilen melodik parçalar bulunan yedisi temel, beşi yan, toplam on iki destgâhtan oluşur. Her destgâhın, hatta zaman zaman aynı Destgâh içindeki gûşelerin aralık sistemi birbirinden farklıdır. Destgâh ve destgâhın gûşeleri yaratıcı besteler ve saz taksîmleri yapılmasına imkân tanır. Redif içerisinde dört yüzden fazla gûşe bulunur. Her bir Destgâh içerisinde ise onbeş ilâ kırk kadar gûşe bulunur; ancak sayı açısından kesinlik yoktur. Geleneksel icrâda, icrâcı altı ilâ on arası gûşe seçer. Geçişlere yer verilmeyen Hint müziğinin aksine, İran Klâsik Müziğinde makâm ve usûl değiştirmek mümkündür.

Raga, Hint Klâsik Müziğinin bel kemiğidir. Yedi notalı basit ölçünün üzerine bilhassa eklenen basit dizeler ve yarım aralıktan daha küçük yirmi iki mikrotonal sesi içerir. En az beş, en çok on iki ses üzerinde seyreden ragalarda basit ölçüler kullanılır; ancak “Vadi” adı verilen baskın veya “Samvadi” adı verilen yarı baskın notalar ile ölçüler üzerinde bir takım değişiklikler yapılır. Hâlen kimisi farklı geleneklerde ve bölgelerde yaygın olarak kullanılan yüzlerce raga mevcuttur.

Hem Hint hem de İran Klâsik Müziği mikrotonlar ve tek sesli yapıların üzerine yapılan doğaçlamalar ile özdeşleşmiştir. Her iki türde de icrâcılar temelde melodik form kullanır ve onun üzerine doğaçlamalar yapar. İcrâcıların doğaçlamalarını etkileyen farklı bir takım faktörler vardır. İcrâcıların Hint Garanasında mı yoksa İran Mektebinde mi eğitim aldıkları, kendi tarzları, teknik becerileri ve zaman içerisinde müziğe yönelik geliştirdikleri vizyon, icrâyı şekillendirir. Bu nedenle aynı raga veya destgâhın icrâ edilmesi hâlinde bile, icrâlar diğerinden oldukça farklıdır.

Kayhan Kalhor (Keyhan Kelhor)

Kayhan Kalhor tartışmasız kemânçenin günümüzdeki en iyi icrâcılarındandır. İranlı icrâcılar ve dünyanın çeşitli yerlerinden sanatçılarla yaptığı çalışmalar ile bütün dünyada tanınmaktadır.

İran’ın Tahran kentinde dünyaya gelen Kalhor, henüz yedi yaşındayken müziğe başlamıştır. 13 yaşındayken İran Radyo ve Televizyonu’nun Ulusal Orkestrası ile çalışmaya başlamış ve beş yıl süreyle bu orkestrada yer almıştır. 17 yaşında, dönemin en itibarlı sanat kuruluşu olan Chavosh Kültür Merkezi’nin Shayda Topluluğu’na katılmıştır. İran’ın birçok bölgesine seyahat ederek, özellikle Horasan ve Kürdistan eyâletleri başta olmak üzere İran’ın farklı bölgelerinde icrâ edilen müzikler üzerine çalışmalar yapmıştır.

New York Filarmoni Orkestrası ve Lyon Ulusal Orkestrası başta olmak üzere birçok topluluk ve orkestra ile birlikte dünyanın birçok yerinde sahne almıştır. “Dastan”, “Ghazal: Persian & Indian Improvisations” ve “Masters of Persian Music” topluluklarının kurucularındandır. İran’ın en çok tanınan ses sanatçılarından Mohammad Reza Shajarian ve Shahram Nazeri için besteler yapmış, İran’ın en başarılı saz sanatçıları ile konserler düzenlemiş, kayıtlar yapmış, film ve televizyon müzikleri bestelemiştir. Yönetmen Francis Ford Copolla’nın “Geç Gelen Gençlik” adlı filminin müziğini Osvaldo Golijov ile birlikte yapmıştır.

Kayhan Kalhor, 2004 yılında Amerikalı besteci John Adams tarafından solo konser vermek üzere Carnegie Hall’a davet edilmiş ve aynı yıl Lincoln Center tarafından düzenlenen Mostly Mozart Festivali’nde, “Mozart Requiem”ini sahneleyen Festival Orkestrası ile birlikte sahne almıştır.

Kalhor, Yo Yo Ma’nın Silk Road Project (İpek Yolu Projesi) topluluğunun üyelerindendir. “Silent City”, “Blue as the Turquoise Night of Neyshabur” ve “Mountains are Far Away” isimli besteleri topluluğun albümlerinde yer almaktadır.

“Faryad”, “Without You” ve “The Rain” isimli albümleri Grammy ödülüne aday gösterilmiştir.

Üstâd Shujaat Khan (Şucaat Han)

Üstâd Shujaat Khan, Kuzey Hindistan Klâsik Müziği alanında kendi kuşağının en önemli müzisyenlerindendir. Yedi nesil müzisyen bir aileden gelen Üstâd Shujaat Khan, “Gayaki Ang” olarak adlandırılan insan sesine benzeyen icrâ üslûbu ile tanınır. Büyük setar üstâdı Velâyet Khan’ın oğlu, İnâyet Khan’ın torunudur. Henüz üç yaşındayken, kendisi için özel imâl edilen küçük bir setar ile müziğe başlamış, henüz altı yaşındayken bir müzik dehâsı olarak ün salmış ve konserler vermeye başlamıştır.

Shujaat Khan, Hindistan’da düzenlenen dünyanın en prestijli müzik festivallerinde yer almış; Asya, Afrika, Kuzey Amerika ve Avrupa’da birçok konser vermiştir. Setardaki eşsiz stili, müstesnâ sesi ve doğaçlama ritim kullanımları ile izleyenleri büyüleyen Shujaat Khan, 2007 yılında Hindistan’ın bağımsızlığının 50. yıldönümü etkinlikleri kapsamında New York Carnegie Hall’da ve Cenevre’de Birleşmiş Milletler Genel Meclisi’nde konserler vermiştir. Shujaat Khan ayrıca dünyanın en önde gelen konser salonları olan Londra Royal Albert Hall, Los Angeles Royce Hall ve Berlin Congress Hall’de defâlarca solist olarak sahne almıştır.

Shujaat Khan ayrıca farklı müzik türleri ile de etkileşim hâlindedir. 2004’te Hint-Pers Gazel Topluluğu ile “The Rain” isimli bir albüm yayınlamış, 2010’da Hindistan’ın en çok tanınan kadın ses sanatçılarından biri olan Asha Bhosle ile “Naina Lagai Ke” adlı albüm için birlikte çalışmıştır. Naina Lagai Ke adlı albüme, Songlines dergisi editörlerince “En İyi On Yeni Albüm” listesinde ve 2011 yılında yine Songlines dergisi tarafından yayınlanan “Dünyanın En İyileri CD’si”nde yer verilmiştir.

Sandeep Das (Sandip Das)

Dünyanın en tanınmış tabla icrâcılarından biri olan Sandeep Das, Üstâd Pandit Kishan Maharaj’ın öğrencisidir. Farklı müzik türlerinden sanatçılar ile birlikte çalışmalar yapan Sandeep Das, bu sâyede uluslararası alanda tanınmış ve Grammy ödüllerine aday gösterilen çalışmalarda yer almıştır. Aynı zamanda, icrâ ve eğitim yolu ile küresel bir anlayış geliştirmeyi amaçlayan HUM (Müzik ile Evrensellik ve Uyum) adlı topluluğun kurucusudur.

Henüz 16 yaşındayken çıktığı ilk konserde Pandit Ravi Shankar'a eşlik etmiştir. Hindistan ve dünyanın birçok ülkesinde sahne alan Das; aralarında Üstâd Amjad Ali Khan, Pandit Shiv Kumar Sharma, Pandit Hari Prasad Chaurasia, Dr. L. Subramaniam ve Üstâd Shujaat Khan’ın da olduğu pek çok Hintli müzisyen ile düzenli olarak konser vermektedir. Üç kez Hindistan’ın en iyi vurmalı saz icrâcısı seçilen Sandeep Das, aynı zamanda All-India Radyosu tarafından ödül alan en geç tabla icrâcısı olma ünvânını taşımaktadır.